Ana sayfa » Kategori bazında arşiv » Makaleler » Bölgeler » Asya-Pasifik (Page 2)
Çin-Hindistan Enerji Yarışı
Türkistan bölgesindeki enerji kaynaklarına ilişkin gelişmeler her geçen gün yeni bir ivme kazanıyor. Hazar Denizi ve havzasındaki zenginlikler etrafında dönen üstünlük mücadelesi yalnızca ABD ve Rusya Federasyonu arasında değil, orta ve uzun vadede küresel güç olabilme potansiyeline sahip Çin ve Hindistan için de önemli bir gündem maddesi. Bu iki Asyalı, dev ekonomileri ve nüfuslarıyla, dünya [...]
Çin-Japonya İlişkilerinde Hassas Sorunlar
15 Ağustos 1945’te Japonya’nın teslim olmasıyla İkinci Dünya Savaşı’nın Asya ayağı da sona ermişti. Milliyetçi Çin de diğer müttefikleri ile birlikte Japonya’ya karşı zafer kazanan taraf olmuştu. Ancak Çin’deki iç savaş (1945-1949) Çin ile Japonya arasında diplomatik ilişkiler oluşturulmasını engellemişti. Ekim 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti kurulmasına rağmen ABD’nin himayesinde olan Japonya, komünist rejimde olan Çin [...]
Japonya’nın Yeni Dış Politika Ekseni: İslam
SSCB’nin dağılmasıyla yeniden şekillenmeye başlayan dünyada ABD’nin müttefiki olan Japonya bölgesel güç olmaktan çıkıp küresel güç olmak üzere kollarını sıvadı. ABD’nin karşılaştığı zorlukları kendisi için kâra dönüştürmeye çalışan Japonya bu yolda tüm ince noktaları/yöntemleri dikkate alıyor. Günümüzde yeniden tartışmaya açılan “dinler arası çatışma” konusunda Japonya bu çatışmanın önlenmesinde rol almak istiyor. Bu yüzden ki İslam [...]
Hindistan-Çin Ortaklığı
Hindistan’ın kalabalık ve genç nüfusu ile büyüyen ekonomisi ABD için öyle endişe verici ki, Washington’da 2050 yılına dair tahminler yapılarak Yeni Delhi’nin ekonomik gücü sınanıyor adeta. The Washington Quarterly son sayısında ele aldığı Hindistan için 2050’de dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olacağı yönünde tahminde bulunurken 2050’de her 10 Hintli çalışanın 65 yaş ve üzerindeki 2,7 kişiyi [...]
BRİC ve Demokratik Uluslararası Sistem Talebi
“Gelişen ülkeler” (emerging markets) olarak anılan ülkelerin öneminin arttığını söyleyen uzmanların sesi günden güne güçlenmektedir. Bu ülkelerin ekonomik büyüme oranlarında istikrar yakalanmış ve dünya ekonomisindeki yerleri gitgide yükselmektedir. Bu tür ülkeler sadece kendilerini değiştirmekle kalmaz, yeni zenginlik ve ticaret merkezlerini oluşturmaktadırlar. Ayrıca, bunlar küresel düzlemdeki rekabet ortamını, hatta en olgun ve itimat edilir iç piyasları [...]
Son Yorumlar